ÖiB: Sansür kanıksanmamalı

logo_oibGazeteciler Cemiyeti Özgürlük için Basın Projesi Eylül ayı raporu yayınlandı.

Sansürle karşı karşıya kalan medya mensuplarının duruma tepki vermeyecek kadar kanıksamaları kınandı. Gazeteciler Cemiyeti (Ankara) Özgürlük için Basın Projesi (ÖiB) Eylül ayı raporunda sansürün, oto sansürün ve gerek basın gerekse ifade özgürlüğü ihlallerinin kaygı verici şekilde devam ettiğine dikkat çekildi.
AB Sivil Düşün Programı çerçevesinde Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen projede, ifade ve basın özgürlüğü ihlalleri aylık raporlar halinde kayıt altına alınıyor. Proje kapsamında yayımlanan raporda, Eylül ayında basın ve ifade özgürlüğünü gözeten bazı yargı kararlarına karşın, sansür, oto sansür, baskıcı eğilimler ve gerek merkezi gerekse yerel yetkililerin gazeteciler ve basın kurumları üzerindeki baskılarının sürdüğüne işaret edilerek, “Gazetecilere, yazarlara, düşünce insanlarına yönelik suikast ihbarları, baskı ve değersizleştirme gayretkeşlikleri ve sosyal medyada linç kampanyaları başta basın ve ifade özgürlüğü ve insan hakları olmak üzere demokratik yönetim açısından endişe verici gelişmeler oldu” denildi.

Yazısı sansürlenen bir kadın gazeteci-yazarın durumu “normal” kelimesiyle izah etmesinin, ülkede sansürün ve oto sansürün kanıksanma evresine geldiğinin en ibret verici örneğini oluşturduğu kaydedilen raporda, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ön jürinin yarışmaya değer bulduğu, Gezi olaylarını anlatan belgeselin festival yönetimince “hakaret içerdiği” gerekçesiyle listeden çıkarılmasının sansürün sanata etkisini gösterdiği, buna karşılık sanatçıların dayanışma içinde sansüre karşı durmasının takdir toplayan bir davranış olduğu belirtildi.

Bir kadın gazetecinin sınır bölgesinde çekilen bir fotoğrafı bahane edilerek ağır ithamlara uğraması, hedef gösterilmesinin medyadaki ayrışmanın boyutunu sergilediği kaydedilen raporda, Cumhuriyet gazetesi yazarı, gazeteci Aydın Engin ve Taraf gazetesi yazarı Murat Belge için suikast ihbarı yapılmasının, hükümetin ve bazı yerel yöneticilerin gazetecilere ve aydınlara karşı kullandığı aşağılayıcı ifadelerin karanlık odakları nasıl cesaretlendirebileceğini gösterdiğine işaret edildi.
Gazeteciler Cemiyeti Özgürlük için Basın Projesi Eylül raporunda, hukukun üstünlüğünün, hukuk önünde eşitlik ve şeffaf yönetim ile basın ve ifade özgürlüğünün demokrasinin temel direklerinden olduğu hatırlatıldı.

Eylül ayı raporuna erişmek için tıklayınız.

Tek adam yönetimi kaygıları Ağustos ayına damga vurdu

bas300x300Gazeteciler Cemiyeti ÖiB Ağustos ayı raporu yayımlandı

Gazeteciler Cemiyeti öncülüğündeki Özgürlük için Basın Projesi (OİB) Ağustos ayı raporunda tek adam kaygılarının aya damga vurduğu belirtildi. Raporda Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ve sonrasında yaşanan olaylar ve bu olayların Anayasaya aykırılığı iddiaları ülkede demokrasi endişelerine neden olduğu kaydedildi.

Gazeteciler Cemiyeti’nin AB Sivil Düşün Programı çerçevesinde yürütülen projede ifade ve basın özgürlüğü ihlalleri aylık raporlar halinde kayıt altına alınıyor.

Raporda, Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen sonra Yüksek Seçim Kurulu başkanının, sonuçların Resmi Gazetede ilan edilmeden Recep Tayyip Erdoğan’ın seçildiğini açıklaması ve mazbatayı törenle TBMM Başkanlığına sunması, Erdoğan’ın yasa gereği partisi ile ilişkisinin sona ermesi gerekliliğine rağmen Başbakanlık görevine devam etmesi, atama ve diğer işlemleri yapması gibi “garipliklere” dikkat çekildi.

Adli yıl açılış töreni öncesi Barolar Birliği Başkanı ile Cumhurbaşkanının restleşmesinin de önemli olaylar arasında sıralandığı raporda Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucunda “hak ihlali” olduğu sonucu mahkemelerince tutuklulukları kaldırılan 12’si “Balyoz” ve “Ergenekon” sanığı 43 general ve amiralin bekleme süreleri dolduğu gerekçesiyle emekli edilmesine de yer verildi.

Raporda, Ağustos ayı içinde basın mensuplarına yönelik baskıların devam ettiğine dikkat çekilerek, Taraf gazetesi ve The Economist yazarı Amberin Zaman’a Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Recep Tayyip Erdoğan’ın “edepsiz kadın” diyerek dinleyicilere yuhalatmasının, yine Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu’nun İstanbul Adalet Sarayı önünde herkesin gözü önünde polislerce tekme tokat darp edilerek gözaltına alınmasının altı çizildi.

Basının vergi gibi cezalandırma yöntemleriyle baskı altında tutulduğunun belirtildiği raporda Ağustos ayında Türkiye’de erişime engellenen internet sitelerinin sayısının 50 bini geçtiği, erişime engellemelerin yüzde 91,4’ünün TİB tarafından yapıldığını, diğer engellemelerin ise mahkemeler, savcılıklar ve YSK tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.

İktidar partisinin olağanüstü kongresi, Cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreni ve benzeri resmi toplantılarda akreditasyon adı altında çok sayıda basın kuruluşunun ayrımcılığa uğraması ve gazetecilerin mesleğin gereklerini yapmalarının engellenmesi de raporda yer aldı.

ÖiB Ağustos ayı raporuna, www.pressforfreedom.org adresinden ulaşılabilir.