Tek adam yönetimi kaygıları Ağustos ayına damga vurdu

bas300x300Gazeteciler Cemiyeti ÖiB Ağustos ayı raporu yayımlandı

Gazeteciler Cemiyeti öncülüğündeki Özgürlük için Basın Projesi (OİB) Ağustos ayı raporunda tek adam kaygılarının aya damga vurduğu belirtildi. Raporda Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ve sonrasında yaşanan olaylar ve bu olayların Anayasaya aykırılığı iddiaları ülkede demokrasi endişelerine neden olduğu kaydedildi.

Gazeteciler Cemiyeti’nin AB Sivil Düşün Programı çerçevesinde yürütülen projede ifade ve basın özgürlüğü ihlalleri aylık raporlar halinde kayıt altına alınıyor.

Raporda, Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen sonra Yüksek Seçim Kurulu başkanının, sonuçların Resmi Gazetede ilan edilmeden Recep Tayyip Erdoğan’ın seçildiğini açıklaması ve mazbatayı törenle TBMM Başkanlığına sunması, Erdoğan’ın yasa gereği partisi ile ilişkisinin sona ermesi gerekliliğine rağmen Başbakanlık görevine devam etmesi, atama ve diğer işlemleri yapması gibi “garipliklere” dikkat çekildi.

Adli yıl açılış töreni öncesi Barolar Birliği Başkanı ile Cumhurbaşkanının restleşmesinin de önemli olaylar arasında sıralandığı raporda Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucunda “hak ihlali” olduğu sonucu mahkemelerince tutuklulukları kaldırılan 12’si “Balyoz” ve “Ergenekon” sanığı 43 general ve amiralin bekleme süreleri dolduğu gerekçesiyle emekli edilmesine de yer verildi.

Raporda, Ağustos ayı içinde basın mensuplarına yönelik baskıların devam ettiğine dikkat çekilerek, Taraf gazetesi ve The Economist yazarı Amberin Zaman’a Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Recep Tayyip Erdoğan’ın “edepsiz kadın” diyerek dinleyicilere yuhalatmasının, yine Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu’nun İstanbul Adalet Sarayı önünde herkesin gözü önünde polislerce tekme tokat darp edilerek gözaltına alınmasının altı çizildi.

Basının vergi gibi cezalandırma yöntemleriyle baskı altında tutulduğunun belirtildiği raporda Ağustos ayında Türkiye’de erişime engellenen internet sitelerinin sayısının 50 bini geçtiği, erişime engellemelerin yüzde 91,4’ünün TİB tarafından yapıldığını, diğer engellemelerin ise mahkemeler, savcılıklar ve YSK tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.

İktidar partisinin olağanüstü kongresi, Cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreni ve benzeri resmi toplantılarda akreditasyon adı altında çok sayıda basın kuruluşunun ayrımcılığa uğraması ve gazetecilerin mesleğin gereklerini yapmalarının engellenmesi de raporda yer aldı.

ÖiB Ağustos ayı raporuna, www.pressforfreedom.org adresinden ulaşılabilir.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in Proje Başlangıç Resepsiyonu Açılış Konuşması

DEĞERLİ KONUKLAR,

 

Bugün burada Cemiyetimizin Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçireceği projeninbaşkan görsel kopya ilk adımı için bir araya gelmiş bulunuyoruz: “Özgürlük için basın” projesi… Değişik bir tonlamayla söylersek, “Özgürlük için ‘BAS’ın!”, yani özgürlük için “ağırlığınızı koyun!”

Özgürlük için basın, basın için özgürlük şarttır. Basın ve ifade özgürlüğü ise demokratik yaşamın olmazsa olmazıdır.

Çağdaş demokratik toplumlarda halkın gerek yönetime katılımı, gerekse anayasayla korunan haber alma hakkının işlerliği, basın ve ifade özgürlüğüyle mümkündür.

Basın ve ifade özgürlüğü konusunda Türkiye’nin, dünya sıralamasında çok gerilerde bulunması esef vericidir. Bu durum, ülkemizde bu konuda acil iyileştirmeler gerektiğinin açık bir göstergesi iken, maalesef gelişmeler durumun daha da kötüye gitmekte olduğunu göstermektedir.

Avrupa Birliği “Sivil Düşün” programı çerçevesinde hayata geçireceğimiz proje kapsamında, bir “ifade özgürlüğü ve medya etiği daimi komitesi” ile 7 coğrafi bölgede “bölgesel daimi komiteler” kurulmuştur.

Bu yolla, bir yandan genç gazeteciler için eğitim faaliyetleri düzenlenecek, bir yandan da ifade özgürlüğü ve medya etiği alanındaki gelişmelerle ilgili aylık, üç aylık ve yıllık raporlar hazırlanacaktır.

İki yıl sürecek proje kapsamında, gerek Ankara, gerekse 7 bölgede yürütülecek faaliyetlerle, insan hakları, ifade özgürlüğü, basın etiği dahil birçok alanda farkındalık ve duyarlılık yaratılması hedeflenmektedir.

Gazeteciler Cemiyeti’nin faaliyet alanlarının bir parçasını oluşturan bu hedefe ulaşılmasıyla, ülkemizdeki demokratik yaşama katkıda bulunmaktan her zaman gurur ve mutluluk duyacağız.

Tekrar hoş geldiniz diyor, hepinize saygılar sunuyorum.

AB Türkiye Delegasyonu Birinci Müsteşarı Erwan Marteil’in Projesi Açılış Töreni Konuşması

Sevgili arkadaşlar,
Değerli konuklar,
Hoş geldiniz,
Sivil Düşün başlıklı AB programının bir parçası olarak Gazeteciler Cemiyeti tarafından haber görseli kopyauygulanan Özgürlük için “Basın” başlıklı projenin başlaması münasebetiyle düzenlenen bu törende, Avrupa Birliği’ni temsil etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Bugün, ifade ve medya özgürlüğüne yönelik bir platformun oluşturulmasına dönük faaliyetleri resmi olarak başlatıyoruz. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak ifade ve basın özgürlüğünü Türkiye’nin farklı köşelerinde savunan Gazeteciler Cemiyeti temsilcileri, gazeteciler, hukukçular, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri ile bir arada bulunmak büyük bir ayrıcalık…
Bu değerler Avrupa Birliği’nin üzerine kurulduğu değerlerin de bir parçasıdır. Türkiye’yi stratejik bir ortak, katılıma aday bir ülke olarak görüyoruz. Bununla birlikte AB’nin siyasi kriterlerine uymayı taahhüt ettiği içindir ki bizler de ortak hedefimiz olan Türkiye’nin Birliğe katılımı doğrultusunda ülkede gerçekleştirilen reformların, tümüyle Avrupa standartları göz önünde bulundurularak yapılıp yapılmadığını takip etmekte çekimser davranmıyoruz.
Bununla birlikte, 2013 yılı İlerleme Raporunda da ifade edildiği gibi, Türkiye’de medya çok sık olarak, ciddi zorluklarla karşılaşmaktadır. Rapor, özgürlüklere yönelik olarak resmi makamlardan medyaya yönelik sürekli baskı, yaygın oto-sansür, kritik konumdaki gazetecilerin işten çıkartılması, web sitelerine erişimin sık sık engellenmesi gibi uygulamadaki bir takım engele atıfta bulunmaktadır. Son dönemde birçok defa sosyal medya, topluma tehdit olarak eleştirilere maruz kalmıştır.
Bu bağlamda, Internet kanununa ilişkin gelişmeleri büyük bir dikkat ve artan bir endişeyle takip ediyoruz. Avrupa Birliği defalarca bu ve benzer mevzuat değişikliklerinin Avrupa norm ve standartlarına uygun olması gerektiğini ifade etmiştir. Bunun gerçekleşmesi için Türk tarafındaki ortaklarımızla istişare ve işbirliğine hazır olduğumuzu da aynı şekilde defalarca ifade ettik.
Sevgili dostlar,
Özgürlük için “Basın” projesi, zaman zaman güçlüklerle karşılaşacaktır; ancak bu proje, basın özgürlüğü için büyük; AB tarafından farklı program ve araçlarla desteklenen sivil toplum için ise çok önemli bir girişimdir. Yeni programımız olan Sivil Düşün programı aktivistlerin, gönüllü ve STÖ’lerin sağladığı girdiler doğrultusunda tasarlanmıştır.
Sözlerime son verirken hepinize projenin uygulanmasında başarılar diliyorum. Sizi temin ederim ki AB, bu projenin başarılarını ve Türkiye’de medya alanındaki gelişmeleri yakından takip etmeye devam edecektir.
Beni dinlediğiniz için teşekkürler.

Seçilmiş Kurullarımız Basın Özgürlüğüyle İlgili Son Gelişmeleri Değerlendirdi

Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Onur Kurulu, Denetim ALI_0039_800x536Kurulu, Seçici Kurul ve Basın Meclisi’nden oluşan genişletilmiş kurullar toplantısında, ülkemizdeki gelişmelerin basın ve ifade özgürlüğüne etkileri konusunda görüş alışverişinde bulunuldu ve bu özgürlükleri sınırlayan gelişmelerin kamusal görev icra eden gazetecilerin faaliyetlerine engel oluşturmasından kaygı duyulduğu ifade edildi.

Toplantıyı bir konuşmayla açan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, “Türkiye’de yolsuzluk vardır, üzerine gidilmelidir. Hepimiz birey olarak her platformda konuya gereken önemi vermeliyiz” dedi. Gazeteciler Cemiyeti girişindeki, Ulu Önder Atatürk’e ait “Türk basını Cumhuriyet’in etrafında çelikten bir kale meydana getirecektir, bir fikir kalesi” sözlerini her gün okuduğunu belirten Bilgin, “Biz bu kalenin önemli taşlarıyız, herkes sussa da biz susmayacağız. Kalenin önemli bir parçası olacağız” dedi.

 

Daha sonra kürsüye gelen Yaşar Aysev de Başbakan’ın yerel basın mensuplarıyla yaptığı toplantıya değinerek, görüşme sonunda Başbakan’ın gazeteciler tarafından alkışlanmasını kınadığını söyledi. Uzman görüşü olmadan bir torba kanunun içerisinde gelişen internet yasasını da eleştiren Aysev, erklerin tek bir elden yürütülmesini eleştirerek “Gün seyretme zamanı değil” dedi.

Özgürlüğünün 86. gününde konuşma yaptığını söyleyen üyemiz İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, beş yıl önce bugün tutuklandığını hatırlatarak, “O günlerde Gazeteciler Cemiyeti yönetimi her ay ziyaretimize geldi. Beni ve diğer tutuklu arkadaşları yalnız bırakmadılar. Duyarlılıklarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

 

Basın ve düşünce özgürlüğü olmadığını belirten İALI_0006_800x536smet Solak da “Gazetecilik yargıya müdahaleye karşı durmaktır. İlk üç güç bir kişide toplandı, ama basın da dördüncü güç değil artık” diye konuştu.

Ülke gündeminde şaşırtmaca yapıldığına dikkat çeken Fethi Akkoç da “Hiç kimse Güneydoğu Anadolu’da neler olduğunun farkında değil. Tüm ülke, yayımlanan ses kayıtlarıyla ilgili” ifadesini kullandı.

Faysal Geyik de yaptığı konuşmada geçmiş dönem gazeteci-politikacı ilişkilerine değinerek, zamanın Başbakanı Süleyman Demirel’in gazetecilere görünmeden başka kapıdan makamını terk ettiği örneklerini verdi.

 

Toplantıda daha sonra Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Ümit Gürtuna, Cemiyetimiz tarafından yürütülmekte olan “Özgürlük İçin Basın” (Press For Freedom) başlıklı AB projesi hakkında bilgi verdi.

Seçilmiş Kurullar toplantısı sonunda topluca imzalanan deklarasyon şöyle:

 

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜYLE İLGİLİ GELİŞMELER,

TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRASİYİ YOK ETMEYE YÖNELDİ

 

—BAŞBAKAN İLE ESKİ ADALET BAKANI ARASINDA GEÇTİĞİ İDDİA EDİLEN TELEFON GÖRÜŞMESİNİN BİR MEDYA PATRONU İLE İLGİLİ YÖNÜ, BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÖTESİNDE DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ AÇISINDAN KAYGI VERİCİDİR.

 

Gazeteciler Cemiyeti (Ankara), Türkiye’de “17 Aralık süreci” olarak bilinen yolsuzluk skandallarının basın özgürlüğüne yansımalarını derin kaygıyla izlemektedir.

Basın özgürlüğü bakımından ülkemiz son yıllarda dünyada en alt sıralarda yer alırken, anayasa güvencesi altında bulunan halkın haber alma hakkının tecellisini sağlayan medya, geçen yılın yazında Gezi Parkı olaylarıyla başlayan ve 17 Aralık süreciyle devam eden zaman diliminde kötü sınav vererek, sağduyulu bütün vatandaşları rahatsız etmiştir. ALI_0031_800x536Bu süreç içinde medya, penguen belgesellerinden, çok sayıda gazetenin benzer manşetlerle çıkmasına, siyasi iktidarın hoşuna gitmeyen haber ya da yazı yazan meslektaşlarımızın işten atılmasından, “Alo Fatih” talimatlarıyla münderecatının değiştirilmesine varan uygulamalarla kamuoyunun nazarında demokratik toplumun güvencesi olmaktan çıkarılarak tehlikeli bir mecraya sokulmaktadır.

Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Onur Kurulu, Denetim Kurulu, Seçici Kurul ve Basın Meclisi’nden oluşan genişletilmiş kurullar toplantısında, ülkemizdeki gelişmelerin basın ve ifade özgürlüğüne etkileri konusunda görüş alışverişinde bulunulmuş ve bu özgürlükleri sınırlayan gelişmelerin kamusal görev icra eden gazetecilerin görevlerini yerine getirmesine engel oluşturmasından kaygı duyulduğu ifade edilmiştir.

Yolsuzluk iddialarıyla tutuklanan işadamları ve bakan çocuklarının 70 küsur gün sonra nöbetçi hakim tarafından tahliye edilmesine dayanak olan “sanığın kaçma olasılığı bulunmadığı” gerekçesinin, 5-6 yıldır demir parmaklıklar ardında tutulan meslektaşlarımıza tahliye yolunu açmaması, hukukun suiistimalinin bir örneğidir.

Başbakan ile eski Adalet Bakanı arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesinin bir medya patronuyla ilgili yönü, basın ve ifade özgürlüğünün ötesinde, demokratik hukuk devleti açısından kaygı vericidir. Başbakanın kendisine soru soran gazetecileri azarlaması, kabul edilebilir bir tavır değildir. Meslektaşlarımızın, medya kuruluşlarındaki yazılarından ötürü ya da sosyal medyadaki paylaşımları yüzünden işten çıkarılması, hiçbir demokratik anlayışın kabul edebileceği bir davranış değildir. İnternet yasakları ve MİT yasası gibi anti demokratik düzenlemeler de ülkemizin uluslararası alandaki imajını olumsuz etkilemiş ve güven bunalımı yaratmıştır.

Gazeteciler Cemiyeti kurulları, siyasi iktidarı, kamu vicdanını yaralayan bütün anti demokratik uygulamalara derhal son vermeye, basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların dayandığı mevzuatı ortadan kaldırmaya, yazdıklarından dolayı demir parmaklıklar arkasında bulunan gazeteci ve yazarların bir an önce özgürlüklerine kavuşması için yetkilerini kullanmaya davet eder.